Teknik Bilgiler
İstatistik Bilgiler
Özel sunular ( PPT)
Özel Enerji Haberleri
Enerji ve Dernek Linkleri
Erişim
Ana Sayfa

 
5
 

Lisanslar devir için mi alındı ?

Bursa Mühendis ve Mimar İşadamları Derneği (BUMİAD) Başkanı İlker Özaslan, Bursa’da 16 firmanın rüzgar santrali kurmak için EPDK’dan lisans aldığını söyledi.

Bursa Mühendis ve Mimar İşadamları Derneği (BUMİAD) ve Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Bursa Şubesi, Türkiye’nin enerji politikasına dikkat çekmek için Bandırma’da kurulu bulunan rüzgar santrallerini inceleyecek. Bursa’ya en yakın rüzgar enerji santrallerinin Bandırma’da olduğunu belirten BUMİAD Başkanı İlker Özaslan, büyük bir rüzgar potansiyeli olan Bursa’nın rüzgar enerjisinden faydalanamadığını belirtti. Özaslan, " Bursa’da 16 firma santral kurmak için EPDK’dan lisans aldı, ancak henüz hiçbiri kurulmadı. Konuyu yakından takip ederek Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Bursa Şubesi ile Bandırma’ya ortak bir teknik gezi düzenleyeceğiz. Yapacağımız gezi ile hem Türkiye’nin enerji meselesine dikkat çekmek, hem de Bursa’nın ALTERNATİF ENERJİ kaynakları konusundaki imkanlarını yerinde incelemek istiyoruz " dedi.


Öz kaynakların kullanılması açısından Bursa’nın çevreci, temiz rüzgar santrallerine ihtiyacı olduğunu ifade eden Özaslan, lisans alan firmaların bir an önce yatırım yapmaları ve üretime geçmelerinin sağlanmasını istedi.

 

Rüzgar türbinlerinin dünyada birkaç firma tarafından üretildiğini, bu sebepten yatırımların uzadığını, bunun önüne geçmek için Türkiye’nin bir an önce rüzgar türbini üretimine yatırım yapması gerektiği vurgulayan Başkan Özaslan, “ Bursa, otomotiv sanayi ve makine üretim sanayi konusundaki birikimini rüzgar türbini üretimi konusunda değerlendirebilecek potansiyele sahiptir. Bu potansiyel yetkililer tarafından mutlaka değerlendirilmelidir ” şeklinde konuştu.


Özaslan, EMO ile birlikte 14 Ağustos Cuma günü Bandırma’ya düzenlenecek gezide yapılacak incelemelerin ardından teknik bir açıklama yapacaklarını açıkladı.

yenibursa.com / 12.08.2009

 

 
6
 

Yerli enerjiyi teşvik yasası rötar yaptı …

Güneş, rüzgar, su gibi yerli enerji kaynaklarından elektrik üretimini teşvik için hazırlanan Yenilenebilir Enerji Kanun Tasarısı, Meclis gündeminde alt sıralara kaydırıldı.

 

Enerji çevrelerinde son dakika sürprizi olarak yorumlanan gelişme, hayal kırıklığına yol açtı.

 

Zaman a konuşan kaynaklar, Meclis Sanayi ve Enerji Komisyonu ndan geçen hafta iktidar ve muhalefetin mutabakatıyla geçen tasarının enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediğine dikkat çekerek, " Umarız doğalgaz lobisi devreye girmemiştir. " ifadesini kullandı. Düzenlemenin, fiyatların yeniden gözden geçirilmesi için ileri bir tarihe ertelendiği belirtiliyor.

 

Eski Enerji Bakanı Hilmi Güler, “ lobiler engellemesin diye düzenlemeyi sır gibi sakladığını “ söylemişti. Muhalefet partileri de tam destek verdiği için Meclis Genel Kurulu nda hızla kabul edilmesi beklenen Yenilenebilir Enerji Kanunu nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi nin görüşme sırası sürpriz şekilde arka sıralara alındı.

 

Enerji ve Sanayi Komisyonu Başkanı Dr. Soner Aksoy, gelişmelerden sonra duyduğu üzüntüyü dile getirdi. 2005 te de tasarıyla ilgili aynı sorunların yaşandığına işaret eden Aksoy, tasarının bir an önce kanunlaşması gerektiğini kaydetti. Rüzgâr Enerjisi Santralleri Yatırımcıları Derneği (REYSAD) Başkanı Salahaddin Baysal da, 15 yıl sonra sektörün ilk kez yüzünün güleceği bir durumda yine geri adım atılmasının çok üzücü olduğunu kaydetti. Baysal, iktidar partisinin yanı sıra bütün muhalefet partilerinin de desteğini alan tasarının yavaşlatılmasını anlamakta zorluk çektiklerini ifade etti.

 

" Yerli kaynaklardan üretilecek elektriğe ve yerli malzemeye destek verilmeyecekse, yabancı kaynaklara ve yabancı malzemeye mi destek verilecek ? " diye soran Baysal, tasarının tekrar gündeme alınarak komisyonda kabul edildiği şekliyle bir an önce kanunlaşmasını istedi. Baysal a göre muhalefet ve iktidar partileriyle sektörün ortak desteğini alan kanun teklifi, yatırımcıları ümitlendirmişti. Konut ve evlerde güneşten elektrik üretecekler sevinirken, rüzgâr yatırımcıları ilk kez kararlı bir şekilde yatırım yapmayı gündemine aldı. Baysal, geri adım atılması halinde bütün ümitlerin yok olacağına dikkat çekti.

haber7.com / haber / ekonomi / 20.06.2009

 

7
 

Sürekli gündemde olması gereken konu : Enerji üretimi

Yenilenebilir enerji konusunda 6 Haziran da Meclis gündemine gelmişken Ali Babacan ın müdahalesi ile gündemden çıkarılan ve tatil öncesi yeniden gündeme gelmeyen yasa teklifi konusunda sektör temsilcileri Başbakan ve Cumhurbaşkanı ndan sorunu görüşmek için randevu talebinde bulundular.

 

Türkiye nin yenilenebilir enerji alanında imkanlarını kullanabilmek yatırım yapması için önünün açılması gerekir. Bu hem ülkenin enerji açısından fosil yakıta ve dışa bağımlılığını azaltacaktır. Hem de tam üyelik başvurusunda bulunduğumuz AB nin 2020 hedeflerine uyum sağlamamıza imkan yaratacaktır.

 

Türkiye, yıllardır enerji konusunu tartışma gündeminde tutuyor. Bir yandan nükleer enerji santrali kurulması, bir yandan ülkenin hidroelektrik potansiyelinin değerlendirilmesi, diğer yandan ise güneş, rüzgar, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji konuları ele alınıyor. Türkiye nin üzerinden geçen boru hatları ile enerji terminali haline gelmesi önerileri projelendiriliyor. Bütün bunlar her geçen gün enerji ihtiyacımızın arttığı gerçeğine dayalı olarak çok yönlü bir arayışa yol açıyor.

 

Yenilenebilir enerji ile ilgili 2005 yılında yürürlüğe giren, 2007 Nisan ve 2008 Temmuzu nda değişiklikler geçiren kanunda yeni değişiklik talebi Kütahya Milletvekili Soner Aksoy tarafından 5 milletvekili arkadaşının desteğiyle verildi. Aksoy un bu teklifi Sanayi-Ticaret ve Enerji-Tabii Kaynaklar komisyonları tarafından desteklenerek Meclis Genel Kurulu na gönderildi. Yasa teklifi 6 Haziran günü gündeme alınmışken, aynı gün Devlet Bakanı Ali Babacan ın müdahalesiyle Meclis gündeminden çıkarıldı. Yenilenebilir enerji sektör temsilcileri, yeni alım fiyatlarını da içeren yasa teklifinin tatil öncesi yeniden gündeme gelmesini beklediler. Ancak, bu konu gerçekleşmedi ve teklif yeni yasama dönemine kaldı. Şimdi 16 sektör temsilcisinin Cumhurbaşkanı ve Başbakan dan randevu alarak yasa teklifinin bir an önce ele alınmasının, yatırımları açısından önemli olduğunu anlatmak istediklerini öğreniyoruz.

 

Yasa teklifinin gerekçesinde konunun önemi ortaya konulurken şöyle deniliyor: "Ülkemizde her geçen gün enerji ihtiyacı artan bir seyir göstermektedir. Bunun yanında gün geçtikçe fosil kaynaklı yakıtlar hem tükenmekte, hem de fiyatları sürekli artan bir eğilim sergilemektedir. Asıl enerji fosil yakıttır anlayışı artık bitmiştir. Ülkemiz gerçekliği paralelinde, elektrik üretiminde doğalgaz bağımlılığımız düşünüldüğünde, elektrik enerjisi üretimimizin dışa bağımlılıktan kurtarılarak talebin kesintisiz, güvenilir ve düşük maliyetle karşılanması, kaynak çeşitlendirmesine giderek arz güvenliğinin sağlanması mümkün olabilecektir."

 

Türkiye nin tam üyelik çalışması yaptığı AB, yenilenebilir enerji kullanımı ile 2020 yılı için hedefler belirlenmiş durumda. Buna göre 2020 yılında toplam enerji içinde yenilenebilir enerjinin yüzde 20 paya sahip olması hedefleniyor. Ulaşımda tüketim içindeki payda yenilenebilir enerjinin yüzde 10 a yükselmesi, elektrik tüketiminde yüzde 35 lik bir oranda yer alması, ısı alanında yüzde 25 lik paya ulaşması amaçlanıyor. Bunun için 2020 yılında AB de 180 bin MW güneş, 120 bin MW hidrolik, 52 bin MW güneş, 50 bin MW biyokütle ve 2 bin MW jeotermal kurulu güce sahip olması gerektiği ortaya konuluyor. Türkiye AB üyeliği yolunda adım atarken AB nin bu hedeflerini dikkate alarak enerji yatırımlarını yapmak durumundadır. Bu da özellikle fosil yakıttan enerji üretimini azaltarak yenilebilir enerji alanındaki yatırım imkanlarımızı kullanma yolunda hareket etmemizi gerektirir.

 

Ülkemizin yenilenebilir enerji alanında hidroelektrikte 13 bin 800 MW işletmede, 9 bin 400 MW inşa halinde bir potansiyel söz konusuyken, var olan toplam potansiyeli 40 bin MW dir. 425 MW yi üretimde 488 MW yi inşa halinde rüzgar enerjisi söz konusu iken, bu alandaki potansiyelimiz 48 bin MW dir. Aynı şekilde elektrik enerjisinde kullanılabilecek 600 MW jeotermal imkanımız varken, bu alanda 30 MW üretimde 65 MW inşa halinde bir potansiyel ele alınabilmiştir. Biyokütle alanında da 6 MW üretim söz konusuyken biyogazda 13 MW lik üretim inşa halindedir.

 

Bütün bu rakamlar hem üyesi olmak istediğimiz AB ye enerji alanında uyum ve 2020 hedeflerine uygun üretim yapabilmemiz için yenilenebilir enerji yatırımları konusunda elimizdeki imkanları kullanmamız gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle sektör temsilcilerinin randevu talebine yanıt verilmesi ve yasa teklifinin bir an önce ele alınması önemlidir.

dunya.com / 30.07.2009

 

8
 

AB de güneş enerjisi elektrik firmalarına rakip olmaya hazırlanıyor …

Avrupa Güneş Pili Sanayi Birliği (EPIA) yayımladığı yeni bir çalışmada, güneş pilleri 2020 yılına kadar ve ancak önümüzdeki yıllarda uygun bir politika çerçevesinin oluşturulması halinde Avrupa’nın elektrik talebinin en fazla yüzde 12’sini karşılayabilir.

 

Çalışmada güneş enerjisinin herhangi bir teşvik almaksızın 2020’ye kadar Avrupa Birliği (AB) piyasalarının yüzde 75’inde diğer yöntemlerle elektrik üretiminin önüne geçebileceği sonucuna varıyor. Avrupa’nın bazı bölgelerinde ve özellikle İtalya’nın güneyinde, İspanya’nın büyük bir kısmında güneş pili kullanımı bu yıl içerisinde diğer üretim yöntemlerini hayli zorlayacak.

 

Çalışmada farklı politika kurguları gözden geçirilirken bildik bir senaryoya göre elektrik üretiminin yalnızca yüzde 4-6’lık bir kısmı güneş enerjisinden karşılanıyor. Aynı metinde doğru şekilde desteklenmesi halinde sanayi kesiminin birliğin sürdürülebilir enerji stratejisine önemli katkılarda bulunabileceği ve birliğin enerji üretim hedefinin yenilenebilir kaynakların kullanılmasıyla yüzde 20’ye çıkarılmasına yardımcı olabileceği kaydediliyor.

 

Bununla birlikte sanayi kesimi gerekli maliyet indirimlerinin gerekli olduğunu ama yine de önümüzdeki beş yıl içerisinde iyi tasarlanmış bir destek planıyla üretim hacminin artırılabileceğine inanıyor.

 

Son on yılda, güneş enerjisi diğer enerji kaynaklarından daha yüksek bir oranlı bir kapasiteye ulaştı. EPIA yine de yüzde 12 hedefine ulaşmanın imkânsız olduğunu ileri sürüyor.

 

Buna rağmen güneş pilleri AB’nin elektrik ihtiyacının yüzde 1’inden daha azını karşılıyor ve önemli üretim artışları için esaslı destek gerekiyor.

 

Söz konusu çalışmada güneş enerjisinden yararlanmanın en iyi yolunun tarife garantisinin teşvik edilmesi olduğuna dikkat çekiliyor. Bu konuda oldukça başarılı olan Almanya güneş enerjisi üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alıyor.

 

Bu çalışmaya göre, güneş enerji üretiminde örnek teşkil etmesi açısından tüketici elektrik faturalarında yüzde 2,2’lik bir artışın tarifelere aktarılması ihtimali üzerinde duruluyor.

 

Dahası bürokratik engellerin aşılması ve büyük hacimli yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji ağına eklenmesinin gerekliliğine dikkat çeken EPIA yaptığı çalışmada net ölçümler sayesinde hanelerin kullanılmayan güneş enerjisini ağa geri gönderebilme ve en yüksek tüketim zaman diliminde ek ödeme yapmalarının rekabeti güçlendireceğini ileri sürüyor.

euractiv.com.tr / enerji / haber / 24 Haziran 2009